kirpi "Yergi kirpiye benzemeli, her öfkeli dizeyle oklarını fırlatan." Joseph Miles
» Ana Sayfa
» Edebiyat
» Felsefe
» Fotoğraf
» Müzik
» Politika
» Sinema
» Tarih
» Diğer
» Plastik Sanatlar
» İletişim
» uzakulke@fisek

kirpi arama
güncellemelerden haberdar olmak için:

"Görüntülü Tarih" Üstüne

Hüseyin Kuzu

Sinema" hareketli görüntülerle yapılan bir sanattır. Ama dramatik bir form olarak sinema, hareketli görüntülerin kabiliyetlerinden sadece birisidir.

Hareketli görüntü özellikle elektronik olarak üretilip, seyredilebilir olduktan sonra çok daha yaşantının içine girdi. Fakat hareketli görüntülerin eskiden beri filmle üretilen mantıkları yeni imkanların genişlemesinin önüne geçti. Sermayenin biçimlediği tek taraflı seyir imkanları (sinema salon zincirleri ve televizyon) her geçen gün sinematografinin imkanlarını geniş halk kitlelerinden saptırarak içi boş ve anlamsız tüketimlere dönüştürüyor. Oysa hareketli görüntünün imkanları artık sosyal, bilimsel veya kültürel alanlarda çok daha fazla ve kolay kullanılabilir.

Biz işte bu yüzden artık bir Kent Filme Evi'nin kurulabileceğine inanıyoruz. Ve hatta diyoruz ki bir model olarak kurulabilecek bu Kent Film Evleri neden daha sonda Semt Film Evleri olarak semtlere de yayılmasın?

Bilindiği gibi Sözlü Tarih çalışmaları bir bilimsel doküman biriktirme disiplinidir. Ses kaydı ile uzan yıllardır yapıla gelen bu çalışmalar dahi artık geri kalmış sayılır. Çünkü aynı çalışmaları artık sinematografinin imkanlarıyla ve görsel olarak yapmak mümkün.

Kent Film Evleri'ni bekleyen kaçınılmaz projelerden biri, belki de en önemlisi, bir "Görüntülü Tarih Arşivi" oluşturmaktır. Çünkü yakın tarihin tanıkları her gün birer birer ve sonsuza dek yok oluyor. Oysa geçmişe ve onu yorumlarına ancak bu tanıkların anılarından, kanıtlarından başlayarak ulaşabilmemiz mümkün...

Çünkü herkesin bir öyküsü var. Ve bunlar tek tek ya da belirli eksenler üzerinde sinematografinin imkanlarıyla birleştirildiğinde, üzerinde yaşadığımız dünyaya dair yeni ve değerli bilgiler elde edebiliriz. Özellikle, sesini duyuramamış ya da gözden kaçmışların görüntülenmesi yoluyla, geçmişe dair savaşlar, felaketler, soy bilgileri, çeşitli tarihsel değişiklik dönemleri, gizli kalmış olaylar ve bunların oluşturacağı imece belleğin; yazılı veya sesli geleneksel tarihten daha renkli olacağı kuşkusuz. Üstelik bu çekimler yoluyla elde edilecek kimi özel dünyalar ya da çocukluk-gençlik deneyimleri gibi görsel söyleşiler, geleneksel yazılı tarihle ilginç bağlantılar da kuracaktır.

Toplumsal statüsü, mesleği, yeteneği ne olursa olsun herkesin kendi yaşam deneyimine dair başkalarıyla paylaşacağı ilginç ve(ya) önemli bilgilerinin olması, görüntülü tarih çalışmalarının temelini oluşturur.

Kent Film Evleri'nden yola çıkarak, kendi alanlarında uzmanlaşacak Kent Film Evleri bu toplumsal ve tarihi görevi, ulaşabildiği söz konusu kayıtları ayrı ayrı ya da belirli bir çerçevede derleyerek arşivine katabilir, işleyebilir, KFE vb. kurumlarla değiş-tokuşa sokabilir ve gösterime sunabilir. Bu haliyle Kent Film Evleri'nin yapacağı görüntülü tarih çalışmaları, geçmişi formel tarzlarla ve zaten herkesin bildiği kişilerle iletmek durumunda kalan diğer formatlara göre çok daha yaşanmış olanın tarihine ışık tutacaktır.

Bu çalışmalar, bir yandan, Kent Film Evleri'nin bulunduğu yörenin kuytularında saklı bazı kişilikleri ortaya çıkartırken, öte yandan, bu yaşantı parçalarına kendi görüntü ve sesleriyle yine kendi geçmişlerini geri verme gururunu da yaşatacaktır. Kent Film Evleri'nin görüntülü tarih oluşturma amacı, ister kişi ister bir çevrenin öyküsünü zaptetmek olsun; çekimler ve stüdyo için uygun donanımı en alt düzeyde olsa dahi, insanlara ve geçmişe duyulan sahici ilgidir.

Paul Thompson'un 1993'de İstanbul'da Sözlü Tarih Atölyesinde yaptığı konuşmalar ve yine Paul Thompson ve Rob Perks ikilisinin yazdığı "Telling it how it was" çalışması, Kent Film Evleri'nin görüntülü tarih arşivi oluşturma çalışmalarına yol gösterici olabilir.

Her şeyden önce bir konuya ihtiyacımız var. Ailemiz ya da birlikte çalıştığımız insanlara veya kendi yaşam öykümüze ilişkin çekimler yapmayı temel alabiliriz. Ya da bir köy, semt, cadde, apartman gibi bir topluluğu ele alıp bu konunun geçmişine bakabilir, ev ve iş yaşamındaki değişiklikler, boş zamanların değerlendirilmesi, bina, cadde ve açık alanların kullanılışını işleyebiliriz. Çocukluğumuz ya da evliliğimiz; belirli bir sanayi, fabrika veya manifaktürel bir beceri; işçiler, sendikacılar, sermaye sahipleri; politik bir kampanya, platform gösterileri; yarışmalar, dans, spor, oyunlar; hasat, şenlikler gibi tek bir konu üzerinde de yoğunlaşmamız mümkün. Ancak birini seçmek gerekir.

Daha sonra araştırma yapmak istediğimiz konunun arka planı hakkında inceleme yapıp, benzer konuyla ilgilenenlerle ilişki kurmamız gerekiyor. Konu hakkındaki diğer kaynakları da bütünsel fikrimiz olana kadar araştırmamız ve çekimler sırasında gerekiyorsa aynı belgelere bu kez derinlemesine başvurmamız lazım. Kişilerle görüşmeden önce onlar hakkında mümkün olan en fazla bilgiyi edinmek ve ne sorulacağına dair kafamızda net düşüncelerin olması gerekir.

Bellek seçicidir. Bilinçli ve bilinçsiz bastırmayla ve yeniden yorumlamayla anıları şekillendirir. Ancak geçmiş için kasıtlı yanlış bilgi verilme olasılığı, yanlış ya da eksik hatırlanma olasılığından dolayı düşüktür. Yaşamı yeniden gözden geçiren belleğin anıları; olguların ve düşüncelerin bir karışımıdır ve gerek olgular gerekse düşüncelerin her ikisi de önemlidir. Genel olarak doğrudan deneyim, dolaylı deneyimden çok daha güvenilirdir. İki benzer olayı bir tek anıda 'teleskoplamak' (iç içe geçirmek) çok yaygındır. Düşünceler ve tutumlar yeniden yorumlamaya özellikle açıktır. Onları ayırt etmenin yolu, kişinin yaptıkları ve geçmişteki tutumlarını göz önüne almaktır. Ayrıca yaşamları boyunca kendi mahremiyetlerinde tuttukları ve şimdi anlattıkları öyküler de bu farkın açığa çıkması açısından önemlidir. Dolayısıyla, görüntülü tarih çekimleri sırasında, belleğin bu özelliklerine duyarlı olmak gerekebilir. Ancak insanların, yaşamlarını şu ya da bu biçimde anlamlandırma biçiminin de, kendi içinde tarihsel bir kanıt olduğunu görmek gerekebilir. Olguların yanlış yorumlanması, söylentiler, bastırılmış arzular, umutlarla bezeli yaşam öyküsü tanıklığı, yapısı gereği özneldir. Çünkü her yaşam geçmişe bir bakış açısıdır ve bu ise görüntülü tarih çalışmasının sunduğu bir ayrıcalıktır.

Kiminle görüşme yapılacağı, bu kişilerin bulunması, soruların hazırlanması ve görüşme; görüntülü tarih çalışmasının bir parçasıdır. Aile çekimleri yapılıyorsa, maksimum aile üyesiyle görüşmek; bir olay, kampanya ya da örgüt inceleniyorsa, -farklı bakış açılarını gözetmek kaydıyla- kilit roller oynamış ve hayatta olanlarla görüşmek en uygunudur. Bu kişileri, birbirini tanıyan grup vasıtasıyla, gerekiyorsa ilanla bulmak için kişisel öneriler ve rastlantısal ilişkileri bile takip edebiliriz.

Sorulacak sorular ise, konuları mantıksal bir şekilde gruplandırılmış ve tercihen kronolojik biçimde önceden hazırlanmalı, ancak bu bir nevi görüşme planı olarak kullanılarak, doğal algılanan bir akış hedeflenmelidir. Temel soruların kısa tutulmasında ve yönlendirilmiş yanıtlara yol açacak şekilde olmamasında hatta kesin yanıtları teşvik edecek türde olmasında (daha sonra nereye taşındınız?) fayda vardır. Bazen de tasvir, yorum ve düşünce gerektiren sorulara (ne hissettiniz; nasıl bir insandı; mekanı betimleyebilir misiniz?) ihtiyaç olabilir.

Çekimi yapılan kişinin ne zaman doğduğu, nerede yaşadığı, ebeveyninin işi, aile geçmişi, çocukluktaki gündelik yaşam, ev disiplini, aile eğlenceleri, hafta sonları, düğün-cenaze törenleri, para ilişkileri, alışveriş, komşular, yerel politika, eğitim ve sonrası, flörtler, aşklar, askerlik, gerilimler, iş hayatı, kariyer, tipik bir işgünü, dostlar-düşmanlar, bekarlık-evlilik, ev yaşamı, çocuklar, boş zamanlar ve tatiller, kitaplar, hobiler, klüpler, sosyal yaşam, din ve politika, emeklilik, kısacası bir yaşam öyküsünü tarif eden tüm sorular tarihsel kullanım açısından atlanmamalıdır. Yaşam öyküleri genellikle tek çekimde bitmeyip, iki-üç görüşmeye uzayabilir.

Amacımız konuşmak değil konuşturmaktır. Yanıtları kesmeyelim ve duraklama anını bekleyelim. Onaylama ya da tepki sözleri yerine beden dilini kullanalım. Zıtlaşmayalım ve düşüncelerimizi ortaya koymayalım. Bir miktar konudan uzaklaşılmasına izin verelim ama bir konudan diğerine aniden atlamayalım. Amaç, basmakalıp düşünceler ve genellemelerin arka planına ulaşmaktır.

Çekimlerin, görüşülen kişinin evinde ve onun tercih ettiği oda ve koltukta yapılmasında, işyerinde yapılmasına oranla fayda vardır. Genel olarak ön ziyaretler, görüşmenin doğallığını engelleyebilir. Ayrıca üçüncü kişiler de serbest görüşmeyi önleyebilir, ancak anı tazeleyen grupların da birbirini harekete geçirebileceği unutmayalım. Görüşmelerde, radyo, televizyon, saat, buzdolabı, ev hayvanları, mekan dışından gelen sesler, eğer görüşme işyerinde yapılıyorsa, telefon ve ziyaretçiler gibi iletişimi bozabilecek faktörlerden mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Görüşmenin başında veya sonunda, çekimlerin kullanım alanlarına dair canlı bir sözleşme yapmakta fayda vardır. Görüşmeci tüm söyleşinin, yaşadığı müddetçe yayınlanmamasını isteyebilir. Dolayısıyla yapılan çekimlerin amacı açık bir şekilde görüşmeciye anlatılmalıdır. Fotoğraf ve diğer sunulan belgelerin yanı sıra söyleşinin geçtiği mekanın ve görüşülen kişilerin gündelik yaşamının görüntülenmesi ise çekim yapanların sinematografik anlayışıyla doğru orantılı.

Görüşmelerden sonra kaseti numaralandırmak, üzerine tekrar kaydı önlemek için güvenlik dişini kapatmak, görüşme yapılan kişiye teşekkür mektubu yazmak, orijinal kasetin kopyasını almak, görüşmenin özet raporunu çıkarmak, görüşmeyi deşifre edip yazılı hale getirmek, indeks yapmak, görüntülü tarih arşivcisinin izlediği sıradır. Ayrıntılı bilgisayar programları bu olanakları her geçen gün arşivleme olasılıklarını da genişletmektedir.

Daha sonra ve en önemlisi, çekilenleri yorumlamak ve sunmak üzere kurgulamak, arşivin dışındaki bir süreçtir. Tek tek yaşamlar ya da bunların ilgili kısımlarının belirli bir konuya odaklanarak derlenmesi, hatta yeni bir argüman yaratma amaçlı alternatif sunuş biçimleri de Kent Film Evleri'nin kendi seçimi...
Ana Sayfa | Edebiyat | Felsefe | Fotoğraf | Müzik | Politika | Sinema | Tarih | Diğer | Plastik Sanatlar

© Sitedeki metinlerin tüm hakları ve sorumlulukları yazarlarına aittir.
http://kirpi.fisek.com.tr