kirpi "Yergi kirpiye benzemeli, her öfkeli dizeyle oklarını fırlatan." Joseph Miles
» Ana Sayfa
» Edebiyat
» Felsefe
» Fotoğraf
» Müzik
» Politika
» Sinema
» Tarih
» Diğer
» Plastik Sanatlar
» İletişim
» uzakulke@fisek

kirpi arama
güncellemelerden haberdar olmak için:

Gülen Adam

Eren İnan Canpolat

Sizce bu adam böyle kahkahalarla kime/neye gülüyor? O kadar gamsız gülüyor ki, sanki bana gülüyormuş gibi geliyor bu fotoğrafa her bakışımda. Böyle bir dünyada yaşayan birisi için fazla tasasız geliyor bu gülüş. Yani rahatsız ediyor biraz da böylesine rahat oluşu. Ben en son ne zaman böyle güldüğümü hatırlamaya çalışıyorum. Kafamda herhangi bir an canlanmıyor. Bu kedersizliğin bir nedeni olmalı diyorum hep kendime, ama yanıt bulamıyorum bu soruya. Sonunda size sormaya karar verdim. Sizce bu adam neye/kime gülüyor.

Yanıtlar için: e-posta atabilirsiniz...

Şimdiden teşekkürler...

Bu soruya Erkal Tülek'ten gelen yanıt şöyle:

Rol icabı bir gülüş elbette, besbelli...

Sefalet varken, insana dokunuyor çünkü hep gülerek kalacak -fotoğraf dondurdu onu. Belki az sonra aşçısının en kaynar sulardan yaptığı çayına çarpacak eli ve dökülecek çay: acı duyacak, dizinde, dirseğinde, boynunda, boğazında midesinin üstünde, sağlı sollu ilk iki kaburga kemiğinin hemen altında... Bir yanma yanacak cayır cayır...

Cevap: Bu adam az sonra olacak dediklerime gülüyor...

Erkal Tülek

Aslında söylemek, anlatmak istediğim şeyi sanırım daha iyi anlatamazdım. Doğru sözcük: "rol". Ona verilen görevi yapıyor bu adam, insanları güldüğüne inandırmaya çalışıyor. Aslında bunun adamın suçu olduğu da söylenemez. Sanırım biraz da ben istedim onun gülmesini. O adam gülmeliydi. Ve güldü. Onun ardında kalıp ağlayanlardan bana ne... Bir yanma yanıyor cayır cayır...

Daha sonra Egemen Nilüfer Yumurtacı şu yanıtı gönderdi:

Zembereğinden boşanan kurmalı bir alet gibi az sonra ağlayacak şu an gülüyor, başı arkaya düşmüş, ağzı kocaman açılmış dişleri dışarıda. Ama ağlayacak ya da donup kaskatı kalacak biliyorum. Az önce söylediğimin bir şaka olmadığını anladığında. Acıyla karşılaştığında ne yapacağını bilemeyen bedenin o kasılmayı bir anda neye çevireceğini bilemediğinden oluşan bir gülme bu. Esriklik hali, dumanlı zihin. Bense sadece malzeme olarak görüyorum onu, bir fotoğraf sanatçısıyım ben. Hemen sonraki karede de donuşunu ya da ağlamaktan sarsılan bedenini belgeleyeceğim. Kötü müyüm? Bir kötü varsa bu öykü de o ben miyim? Elindeki bileti gördüm dönmeyi düşünmüyor olmalı ki tek yön gidiş kesilmiş. Haberi duymamış olmalı, bir düğmeye basılarak yıllardır özlemiyle yandığı, sıla hasreti çektiği vatanının yok edilmiş olması fikri kabul edilebilir bir şey olmasa gerek. Şaka ancak şaka olmalı diye düşündü. Bir ülke yok edilebilir mi bir hamlede. Bir tuşla. Evleri, çocukları, sevilenleri, ormanları, kahveleri, sokakları, kadınları, erkekleri, denizleri, gölleri, tüm acı tatlı hatıralarıyla bir ülke yok edilebilir mi yok canım şaka olmalı. Az sonra deklanşörden elimi çekip yüzüne baktığımda yüzümde okuyacak gerçeği, acı dalgası beynine ulaşacak kaskatı mı kesilir ki? Yoksa ağlar mı sarsılarak koca bedeni, belki de yine böyle gülecek gidip orda olmadığını görene dek haritaya inanacak bana değil. Şaka olmalı şaka....

Egemen Nlüfer Yumurtacı


Bu adamın neye güldüğünü hâlâ merak ediyor musunuz?


Sanırım bu adam hâlâ bana gülüyor.


Fotoğraf: Peter Turnley
Ana Sayfa | Edebiyat | Felsefe | Fotoğraf | Müzik | Politika | Sinema | Tarih | Diğer | Plastik Sanatlar

© Sitedeki metinlerin tüm hakları ve sorumlulukları yazarlarına aittir.
http://kirpi.fisek.com.tr